İLK KURULAN KÖYLER
1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı Sonucu Göçlerle kurulan Köyler
CUMHURİYETTEN SONRA KURULAN KÖYLER
 

 İlk kurulan köyler

ALİBEYÇİFTLİĞİ

Köyün kuruluşu tarihi kesin bilinmemekle birlikte 1800'lü yılların ortasında kurulduğu söylenmektedir. köy, Ali Bey isminde birinin kurduğu çiftlikte çalışanların çevrede mülk edinip yerleşmeler ile kurulmuştur. Bu yüzden köyün adı "Alibeyçiftliği" olmuştur. 1928 köylerimizde kayıtlı olmayan köy 1915 tarihli haritada Çiftlik adıyla görünmektedir.

ALTIKULAÇ

Köy halkından edindiğimiz bilgiye göre köy 6 hane tarafından 1300'lü yıllardan önce kurulmuştur. köy ismini yörede bulunan kilisenin içinden çıkarılan HZ. İsa'nın altından kulaç halindeki heykelinden almıştır.

BAHADIRLI

Yöredeki en eski köylerden birisidir. Kuruluş tarihi kesin olarak bilinmemekle beraber Osmanlı devletinin kurulduğu yıllarda Rumeli'ye geçen Türkmenler tarafından kurulduğu sanılmaktadır. Köyün Reyhanlı aşiretinin kollarından Bahadırlı cemaati üyelerinin bir kısmı tarafından kurulduğu sanılmaktadır. Halk ise köyde mezarı bulunan Pa Dede'nin kurduğunu söylemektedir.

1915 haritada görünen köy 1928 Köylerimiz adlı eserde Bayramiç’e bağlı olarak görünmektedir.

BARDAKÇILAR

Köy göçebe yaşayan 15 Yörük ailesinin yöreye yerleşmesiyle kurulmuştur. Cevat Türkay'a göre Yörükan taifesinden olan bardakçı cemaati Ezine kazası Biga sancağında Bozok ve Meras'ta iskan olunmuştur. Köyü kuranların bu cemaate mensup olmasında dolayı köyün bardakçılar adını aldığı tahmin etmekteyiz. köy halkı ise ismini köyde ağaç bardak yapan bir dededen aldığı söylenmektedir.

BİLALLER

Köy ayvacık tarafından göçebe olarak yaşayan Yörüklerin sonradan köyün şimdiki yerine yerleşmeleri ile kurulmuştur. ismini kurucularından olan Koca Bilal denen kişiden almıştır.

1915, tarihli haritada görünmeyen köy 1928 köylerimizde Bayramiç'e bağlı olarak görünmektedir.

BÜYÜK PAŞA

Yöreye eski bir asker gelip yerleşmiş. Bu nedenle köyün adı 'Paşa' konmuş. Manav köyü olmakla birlikte 93 Harbi'nden sonra köye 30 hane muhacir gelip yerleşti. Köy ikiye ayrılarak bir kısmı Paşa-i kebir köyüne oluşturur.

BÜYÜKTEPE (ÇANTEPE)

 19. yy sonlarında Çantepeköy’e         Küçüktepe, Etilitepeköy’e Büyüktepeköy deniliyordu. Ancak 20. yy.da diğerinin eski önemini kaybetmesi ve Çan’ın yanındakinin büyümesi ile isimlerde değişiklik olmuştur. Köyün kuruluş tarihi bilinmemekle birlikte ismini kurulduğu tepeden aldığı söylenmektedir.

ÇAKIL

Kuruluş tarihi bilinmeyen eski bir köydür. Çevresindeki arazide çakıl taşlarının çok olmasından dolayı “ÇAKIL” adını almıştır. 1915 tarihli haritada ve 1928 Köylerimiz adlı eserde kayıtlıdır.

ÇALTIKARA

Köyün kuruluş tarihi ve kurucusu tam belli değildir. Köyün eski adı tahtacıdır. Yaklaşık olarak 200 sene önce kurulmuştur olduğu söylenmektedir. Bazı kayıtlarda köyün diğer adı KARAKÖY olarak geçmektedir. 1968 Köylerimizde ise Çaltıkara adıyla kayıtlıdır.

ÇAVUŞ

Köyün kuruluş tarihi bilinmemektedir. Ancak 1915 tarihli haritada Çan sınırları içinde olduğu görülmektedir. (Bkz. Harita I) Köyün Caferoğulları, Haşemoğulları, Ramazanoğulları, Donboylar, Zadeler sülaleleri tarafından kurulduğu söylenmektedir. Köy halkından edindiğimiz bilgilere göre eskiden köyün yerindeki çiftliğin sahibinin çavuş olmasından dolayı bu ismi almıştır. Köydeki yerleşim 1985 yılında son bulmuştur.

ÇEKİÇLER

1915 tarihli haritada (Bkz. Harita I) ve 1928 Köylerimiz’de kayıtlı olan köyün kuruluş tarihi ve kurucusu belli değildir. Köyün isminin nereden geldiği kesin olarak bilinmemektedir. Köylülerin verdiği bilgiye göre köydeki iki kişi arasında tartışma çıkmış. Uzun seneler devam eden tartışmadan sonra köy Çekişmişler olarak anılmaya başlanmış. Zamanla bu isim Çekiçler olmuş.

 ÇOMAKLI

 Köyün adının “Çom Aklı” olarak yazıldığı ve “aklı temiz topluluk” anlamına geldiği köy halkı tarafından söylenmektedir. Köyün adı için diğer bir söylenti ise eskiden köy kadınlarının çamaşırlarını dere kenarında yıkarken çocuklarının dere kenarına fazla yaklaşmamaları için “çomaklı dede         geliyor diyerek korkuttuklarına dairdir. Buradan adının ”Çomaklı” olarak söylenir. Çomaklı manav köyü olmakla birlikte ne zaman kurulduğu bilinmemektedir. Köyün yerli halkının yanında Kırşehir ‘den, Biga’nın köylerinden ve 1850 yılında Bulgaristan’dan göç eden muhacirler gelip yerleştir.

 DEREOBA(Dere-i Cedid)

Köyün kuruluş tarihi tam olarak bilinmemektedir. Göçebe Yörüklerden 6 hanenin yerleşmesiyle kurulmuştur. 2 vadi başında kurulduğu için bu ismi almıştır. 1928 köylerimizde Bayramiç’e bağlı olarak görülmektedir.

 DOĞANCILAR

Köyün kuruluş tarihi kesin bilinmemektedir. 1915 tarihli haritada karşımızda çıkan köy 1928 tarihli köylerimiz adlı eserde Bayramiç’e bağlı olarak gözükmektedir. Köyün üç defa yer değiştirip en son şimdi bulunduğu yerde yedi hane tarafından kurulduğu söylenmektedir. Köyün Doğancılar ismini alışı köy halkı tarafından şöyle anlatılır:

Bir, gün 2. Murad’ın yolu bu köye düşmüş. Burada yatıya kalmış. Misafirler için hazırlanan özel odada kaldığı (bu odaya şimdi Murat oda denir) gece kendisine hizmet eden köylünün çocuğu olmuş. Padişah çocuğun isminin Murat olmasını istemiş. Sabah köylü odaya geldiğinde misafirin gitmiş olduğunu ve yatağı altında bir mektup bıraktığını görür. Mektubu köyde okuyacak kimse olmadığından bugünkü Paşaköy’de bulunan vakfa götürüp okuturlar. Mektuptan misafirin 2. Murad olduğunu anlarlar. 2. Murad mektupta yedi hane olan köyün adını Doğancı koyduğunu ve civardaki bütün tarlaları kendisine hizmet eden kimsenin çocuğuna verdiğini yazmıştır.

Cevdet Türkay’ın eserinde konar-göçer Türkmen Yörükan'ı taifesinden Doğancılar cemaati Hayrabolu kazası(Vize sancağı), Yenil kazası(Söğüt sancağı), Marmara-i Aydın Kazası(Aydın sancağı), Söğüt kazası (Tırhala sancağı), Vardar-ı Kebir kazası(Selanik sancağı)’na yerleştiği belirtilmektedir.

DONDURMA

Yörükler tarafından kurulan köyde kışların çok soğuk geçmesinden dolayı bu isim verilmiştir. Kuruluş tarihi ve kurucuları tam olarak bilinmemektedir. 1928 köylerimiz adlı eserde Lapseki kazasının merkez nahiyesine bağlı olarak görünmektedir.

DUMAN

Köy adını, yörede yaşayan göçebe bir ailenin yaktığı ateşten çıkan dumanları uzaktan görenlerin ‘hala dumanı tütüyor’ diye söylenmelerinden almış. Köy, çevredeki konar-göçer Yörüklerin şimdiki yerlerine yerleşmeleriyle kurulmuştur. Kuruluş tarihi kesin bilinmemekle birlikte Deli Hüseyinler, Topçular ve İmamoğulları sülaleleri tarafından kurulduğu söylenir. 1928 Köylerimizde Bayramiç’e bağlı olarak görülmektedir.

DURALİ

Kuruluş tarihi bilinmeyen bu köye 1915 tarihli haritada (Bkz. harita 1) rastlamaktayız. Halkın köyün adıyla ilgili olarak anlattığı rivayet ise şöyledir:

Padişah Selimiye Cami’nin yüz pencereli inşa edilmesini istemiş. Mimar Sinan’da söylemesi daha uzun olduğu içim doksan dokuz pencereli yapmıştır. Padişah cami bittikten sonra isteğinin gerçekleşmediğini görünce Mimar Sinan’ı cezalandırmak istemiş. Ancak Mimar Sina ve kalfası Ali o an uçarak gökyüzüne çıkmışlar. Bu yöreye geldiklerinde Sinan kalfasına "Dur Ali" diye bağırmış ve şimdi köyüm olduğu yere indiklerinde ikisi de ölmüş. Şu an köy mezarlığında bulunan iki mezarın bu şahıslara ait olduğu ve köyünde ismini Mimar Sinan’ın kalfasına seslenmesinden almış olduğu söylenir.

ESKİYAYLA

Köyün kuruluş tarihi kesin bilinmemekle birlikte konar göçer Yörükler çeşitli yerlerden gelerek Yenice Kazasının şimdiki Hırdırlar mevkiine yerleşmişler. Daha sonra şimdiki Zeybekçayır Köyü yakınlarına gelmiş. Eskiyayla Köyünü kurmuşlar. Köy adını yüksek bir üzerine kurulmasından almıştır.

Eski yayla köyü Çan İlçemizin güneyinde Kaz dağlarının eteklerinde bulunan Katran dağının kuzeyinde 484 rakımı ile Çan, Bayramiç, Yenice ilçe sınırları üçgeninde bulunmaktadır. Komşu köyleri Çan: Zeybek çayırı, Ozancık, Terzialan, Karakoca, Derenti. Yenice: Çal, Ayva Gediği, Sazak, Yukarı Çavuş ve Oğlanalan köyleri arasında , ilçe merkezine 21 km mesafede 80 hane ve 250 nüfusuyla eski yıllarda Konya bölgesinden Yenice Hamdi Bey, Hırdırlar mevkiine yerleşmişler. Uzunca bir zamandan sonra 1700'lü yıllarda şimdiki köyün yakınlarına yerleşmişler. Belli bir süre sonra da mevcut yerine yerleşmişler. Halen sulu tarım, hayvancılık ve orman işleriyle geçimini sağlayan şirin bir yöremizdedir. Yerleşim yeri köy içerisine girmeden uzaklardan görünmemektedir. Köy içerisinden geçen suyu, cevizi ve fasulyesi ile anılmaktadır, l km yukarısında çıkarak köy içerisinden geçen (patlak) akar suyu eski yaylaya hayat vermektedir.

 

Eski yayla köyü 1700’lü yılların da şimdiki yerine kurulduğunda, Ezine bölgesinden hayvan otlatmak için gelen göçebeler varmış. Patlak mevkiinde suyundan ve merasından faydalanmak için yaylaya çıkarlarmış. Patlak pınarı bir ara süt gibi beyaz akmaya başlamış yaylaya çıkan göçebeler de hayvanlarını sulayamamışlar. Başka bir yere de göçmekte hayvanlar için mümkün değilmiş. Pınarın başına gelip çaresizlik içerisinde kara kara düşünüp bu duruma çare bulmaya çalışırlarken, oradan geçen yaşlı bir gezgin merak edip yanlarına gelip meseleyi öğrendikten sonra çaresizlik içerisindeki göçebelere bir tavsiyede bulunmuş. Süt şeklinde akan suyun düzelmesi için burada hayır ve dua yapın diyerek oradan ayrılmış.

 

Göçebeler de civar köyleri davet ederek burada hayır dua etmişler. Ve patlak pınarı normal akışına başlamış.Göçebeler her yıl hayır duayı tekrarlamışlar.Yıllar geçtikçe göçebeler gelmez olmuş.Hayır duayı da yapan olmamış.Patlak suyu da yanında bulunan tepenin öbür yüzünden akmaya başlamış.Köy içersine gelen su kesilmiş.Geçmişteki durumu bilen köylüler suyun neden kesildiğini hatırlayarak hayır duayı tekrarlamışlar.Su tekrar eski yatağına Köye doğru akmaya başlamış. Köylüler de uzun yıllar bu hayır duayı yaparlarken,bir yıl ya mevsimler uygun düşmemiş veya başka bir sebepten bu hayır duayı yapamamışlar.Bu defa patlak suyu tamamen kesilmiş (kaybolmuş).Köylüler hemen geçmişi hatırlayıp su için hayır duayı tekrar yapmışlar.Su da normal akışına başlamış.Ve o yıllardan bugüne kadar hayır dua tekrarlanmış ve su da akmaya devam etmektedir.

 

Bu sebepten dolayı Çan'ımızın birçok köyünde İlkbaharda yapılan Çiftçi Bayramı (Hıdrellez) Eskiyayla köyünde de her yıl yapılır.Ayrıca sonbaharda da Su Hayırı her yıl KOCA HAYIR adı altında aksatmadan dualarla yapılmaktadır.Yöremizde 1980’li yıllara kadar sulu tarım sadece bu köyde yapılmakta iken civar köyler de faydalanmaktaydı.Günümüzde her yörede sulu tarım yapılmaktadır.Bilinen ceviz ve fasulye tadı (taze, kuru) hiç bir bölgede olmadığı kadar damak tadı ve lezzeti vardır.

 

GÖLE

Köyün kuruluş tarihi bilinmemektedir. 1915 tarihli haritada ( Bkz. Harita 1) bulunan köye 1928 tarihli Köylerimiz adlı eserde rastlayamamaktayız. Köy daha önce şimdi ‘Köy yeri’ denilen mevkide kurulmuştur. Tam olarak bilinmeyen bir tarihte bulaşıcı ve kırıcı bir hastalık olmuş. Bu hastalıktan dolayı köy halkı da güney doğuya kayarak düzlük bir yer olan gölün etrafına yerleşmişlerdir. Göl kenarına kurulan bu yerleşim yeride ‘Göleköy’ ismini almıştır.

HACIKASIM

Köyün kuruluş tarihi bilinememektedir. Köy, Hacı Kasım isminde biri tarafından, kurulduğu için bu ismi almıştır. Köy kurulduğunda beş hane idi. 1915 tarihli haritada (Bkz. Harita 1)görülmeyen köy 1928 Köylerimizde Bayramiç’e bağlı olarak görülmektedir.

HALİLAĞA

1915 tarihli haritasına göre köyün eski ismi Kilisealan’dır. (Bkz. harita 1). Bugün, caminin olduğu yerde önceden bir kilise olduğundan dolayı bu adın verildiği söylenmektedir.

Milli Mücadele yıllarında Yunan askerleri köyün batısına saldırdıklarında münazarayı köy halkı kazanmış. Bu mücadele sırasında köyden şehit düşenler adasında Halil adındaki bir gencin ismi daha sonra köye verilmiştir. 1928 Köylerimizde Bayramiç’e bağlı olarak görülmektedir.

HELVACI

 Köyün kuruluş tarihi ve kurucuları belli değildir. Yöredeki en eski köylerden biri olan Helvacı köyünün Türklerin Rumeli’ye geçişleri sırasında kurulduğu sanılmaktadır. Köy halkından edindiğimiz bilgiye göre köye ilk gelenler helva yapıp çevre köylere satıyormuş. Köy ismini buradan almıştır. 1915 tarihli haritada Helvacı köyünün hemen yanında Helvacı Dağları bulunmaktadır. Köy 1928 Köylerimizde Çan’a bağlı olarak görülmektedir.

 Ayrıca Türkmen taifesinden Helvacı cemaati Saruhan sancağının Menemen kazasında yaşamaktadır.

HURMA

Köy şuan ki yerinde sonradan kurtulmuştur. Musallı, Eskiköyyeri kenarında bulunan topluluklar bir araya gelerek köyü oluşturmuşlar. Köy bu yüzden "Kurmaköy" olarak anılıyordu. Ancak sonradan ses değişimine uğrayarak Hurmaköy olmuştur. Şuan iki ismini kullananlarda vardır.

Köyün kuruluş tarihi tam olarak belli değildir. 1915 haritasında (Bkz. Harita 1) ve 1928 köylerimiz adlı eserde ‘Hurmaköy’ adıyla yer almaktadır.

İLYASAĞA ÇİFTLİĞİ

Kuruluş tarihi tam olarak bilinmeyen köy 1928 tarihli Köylerimizde Çan kazasına bağlı olarak görülmektedir.  Köy Hacı Emin Ağa’nın çubukçusu olan İlyas’a Ağa tarafından kurulmuştur. Daha sonra köy İlyas Ağa Çiftliği olarak anılmaya başlamıştır. Bu yüzyılın başlarında Rumeli’den gelen Pomaklar köye yerleşmiştir.

KALBURCU

Adana, Tarsus, Konya sancaklarında yaşayan Yörük taifesinden Kalburcu cemaatine mensup Yörüklerin Osmanlı Devletinin kurulduğu dönemde bu yöreye gelerek bu köyü kurdukları sanılmaktadır.

Halk ise köyün bulunduğu yerin biraz yüksekte olması sebebiyle kışın çok kar yağması ve uzun süre erimeyip durmasından dolayı köye Kardurucu adının verildiğini, bu ismin zamanla Kalburcu olarak değiştiğini söylemektedir.

 1915 tarihli haritada (Bkz. Harita I) görülen köy 1928 Köylerimizde de Çan kazasına bağlı olarak görülmektedir.

KARADAĞ

Kuruluş tarihi tam olarak bilinmeyen köyü yazları Çan Kazasında yaylanan, kışları Edremit’te kışlayan Karadağ cemaati tarafından kurulduğu tahmin edilmektedir. Köy halkının söylediğine göre ismini, eteğinde kurulan Karabayır’dan almıştır. Zamanla bu isim Karadağ olmuştur.

 Karadağ Köyünde ne zaman geldiği bilinmeyen Rum ahali de yaşıyordu. 1911 yılında Bulgaristan’ın İstanimaka ilçesinin Borva Köyü'nden ve Ülbe, Kırcaali yerleşim bölgelerinden göç eden Pomaklar köye yerleşmiştir. Milli Mücadeleden sonra yörede hiç Rum kalmamıştır.

 KARAKOCA

 Köyün kuruluşu kesin olarak bilinmemekle birlikte yöredeki en eski köylerden biridir. 1915 tarihli haritada ve 1928 Köylerimizde görülmektedir.

 Osmanlı Devleti’nin kuruluş yıllarında Oğuzların Kınık boyunun Beğdili aşiretinin Karakocalar cemaati tarafından kurulduğu tahmin edilmektedir. Karakocalı cemaati daha önceleri Biga ve Çan civarında yaylayıp İnegöl, Tuzla ve Bayramiç kazalarında kışlarlardı. Yöreye ilk yerleşenler, şimdiki köyün 2km. güneyine yerleşmişler. Ancak bir müddet sonra susuzluk nedeniyle bu yerleşme yerini terk ederek bu günkü yerine yerleşmişlerdir.

KARLI

Köyün kurtuluş tarihi kesin olarak bilinmemektedir. 1915 tarihli haritada (Bkz. Harita I) VE 1928 Köylerimizde Karlu adlı bu köye rastlamaktayız. Köyün adının Gelibolu ve Biga Sancağı içinde yaşayan Türkmen_Yörükan taifesine mensup olan Karlı-Karlu Cemaatinden geldiğini tahmin etmekteyiz. Köyün kurucularının bu topluluk olduğu tahmin edilmektedir.

 Köy halkı, köyün bulunduğu mevkiinin coğrafi özelliğinden dolayı yerleşim yerlerinden daha çok kar yağdığı ve uzun süre kaldığı için bu ismin verildiği rivayet elidir.

İzmir Menderes’ten gelen Karaoğulları, Uzunoğulları, Bekiroğulları ve Aliciklerki sülalerin yerleşmesiyle ve zamanla köy haline geldiği söylenmektedir.       

KEÇİAĞILI

1817 ‘de yöreye gelen göçebe Bekirler sülalesi tarafından kurulmuştur. Köy halkının verdiği bilgiye göre göçebeler, mallarını çit yapmak için keçelerden ağıl vermişler çevirmişler. köyün adını “Keçeağılı”ndan, başka bir söylentiye göre de çok keçi beslemesinden geldiği söylenir. 1928 Köylerimizde Bayramiç’e bağlı görülmektedir.

KIZILELMA

 Köyün kuruluş tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Göçebe Yörük taifesinden olan Kızılelma cemaati tarafından kurulduğu sanılmaktadır. Köyün eski ismi Kanlılar’dır.

Koyunyeri

 Bölgedeki eski köylerden biri olan bu köyün ne zaman ve kim tarafından kurulduğu bilinmemektedir. Köy halkına göre köye yerleşenler çok koyun beslediğinden "Koyunyeri" diye anılmaya başlamış. 1928 Köylerimizde Bayramiç'e bağlı görülmektedir.

Kulfal

 Kuruluş tarihi belli değildir. Köy ismini, Kulfal adındaki bir kişiden almış ve Kulfal Obası olarak kurulmuştur. Hüdavendigar sancağına yerleşen Türkmen taifesinden Kulfal Oymağından dolayı bu ismi alması da muhtemeldir.

Kumarlar

 Köyün adının nereden geldiği ve ne zaman kurulduğu bilinmekle birlikte Yörükler tarafından kurulduğu tahmin ediliyor. Kumarlar Aşireti Çatalca kazası (Hahsa-i İstanbul)nda yaşamaktadır. 1915 tarihli haritada (Bbz. Harita I ) mevcut olan köy 1928 Köylerimizde Bayramiç'e bağlı görülmektedir.

Küçüklü

Köylülerin verdikleri bilgiye göre köy ismini Buhara'dan gelen üç kardeşten küçük kardeşin yerleşmesi ile kurulmuş ve ismini de bu kişiden almıştır.

 Küçüktepe (Etilitepe)

Şu an Küçüktepe Köy olarak bilinen köy, 19. yüzyılda Büyüktepe köy olarak tanınıyordu. Üzerinde kurulduğu tepeden bu ismi almıştır.

Mallı

1928 Köylerimizde Çan kazasına bağlı olarak görülen Mallı köyün kuruluş tarihi tam olarak bilinmemektedir. Köyü ilk kuranlar, hayvancılıkla geçindiklerinden kurdukları köye "hayvanı çok olan" "Mallı" ismi verilmiştir.

 Mallıdere ( Dereköy)

Kuruluş tarihi bilinmemekle birlikte, bir Yörük ailesinin malları-hayvanları ile birlikte "Aşağı Köy" denilen yere yerleşmesiyle kurulmuştur. Şimdi köyün olduğu yerler onların hayvanlarının otladıkları yerlermiş. Daha sonra Bulgaristan'dan gelen 93 muhacirleri buraya yerleşmiş. Dereye yakın olduğu için Dereköy de denir.

Semedeli

Köy halkının anlattığına göre, çok eskiden köye bir misafir gelmiş. Köy halkı bu kişiye çok iyi bakmışlar. Herkes çok büyük yakınlık göstermiş. Misafir köylülerden çok memnun kalmış. "Herkes yardım sever, iyi niyetli, namazında niyazında. Her taraf yemyeşil. Burası olsa olsa Sametili ( Allah'ın sevgili ili) olabilir demiş. O günden bu güne Sametili ismi zamanla Sameteli-Semetili şeklinde değişmiş.

Süle

Köyün kimler tarafından ne zaman kurulduğu belli değildir. Köy halkı göçebe iki Yörük tarafından kurulan köyde, suyun bol olmasından dolayı "Suluköy" denmiş. Bu isim daha sonra "Süleköy" şeklinde değiştiğini söylemektedir.

 Hüdavendigar sancağında yaşayan Yörükan taifesine mensup Sule adlı bir  cemaat mevcuttur. Köyü kuran Yörüklerin bu cemaate mensup kişiler olması ve adını buradan almış olması muhtemeldir.

 _______________________________

Köy 1915 tarihli haritada (Bkz. Harita I) ve 1928 Köylerimizde Suluköy olarak geçmektedir.

ŞERBETLİ

Yöredeki en eski köylerden biri olan bu köyün kuruluş tarihi bilinmemektedir. Köy halkının verdiği bilgiye göre, köy yeni kurulduğunda gelen Osmanlı askerine su ve ayran ikram etmişler. Askerler bu içeceklere "şerbet gibi tatlı" demişler. Bundan dolayı köyün ismi Şerbetli olmuş. Yöredeki en eski manav köylerinden biri olan Şerbetli'de 14. yüzyılda yapıldığı söylenen camii yirmi yıl kadar önce yıkılıp yerine yenisi yapılmıştır. 1928 Köylerimizde Bayramiç'e bağlı olarak görülmektedir. Köy 1915 tarihli haritada (Bkz. Harita I) mevcuttur.

ÜVEZDERE

İsmini kenarında kurulduğu dereden almıştır. Köy halkı, önceleri "Sırtköy" denilen mevkide iken, salgın hastalık sebebiyle yer değiştirerek şimdi bulunun derenin içine taşınmıştır.

YAYA

Köylülerin anlattıklarına göre köy, üç yüzyıl kadar önce Ezine ve Bayramiç yöresinden yayla için gelen Yörükler tarafından kurulmuştur. Köyü kuranlardan birinin ismi Yahya olduğu için köye onun ismi verilmiştir. Ancak bu isim zamanla Yaya şekline dönüşmüştür. Köy 1915 yılında haritada (Bkz. Harita I) mevcuttur.

Ayrıca Gelebüze kazasında (Kocaeli sancağı) Yörükan taifesinden Yayalar adlı bir cemaat mevcuttur.

YENİÇERİ

Köyün kurucuları ve kuruluş tarihi bilinmemektedir. Halka göre Köyün adının önce "Yeniceli" olduğu ve Yenice'den gelen birkaç kişi tarafından kurulduğu söylenmektedir. Köyün önce Kocabaşçayı kenarında kurulmuş olup, Yeniçeri askerlerinin zulmünden korkup bugünkü yerleşim bölgesine yerleştikleri ve isminin de buradan Yeniçeri olduğu anlatılır.

YUVALAR

Köyün adı Yuvalar veya Yaveler olarak geçer. 1915 tarihli haritada (Bkz. Harita I) ve 1928 köylerimizde yaveler olarak geçmektedir. Oğuzların Yıva boyu tarafından kurulduğu söylenmektedir. Kocaeli sancağının Akhisar-ı Geyve kazasında yaşayan Türkmen taifesinden Yıvalar, Yuvalar adlı bir oymak mevcuttur.

 Köy tahminen üç yüz elli yıl kadar önce şimdiki köyün güneybatısında Yenice'nin Sivan Köyünden geldiği söylenen Beşiroğulları tarafından kurulduğu söyleniyor. Köy bir müddet sonra içeriye şimdi köyün bulunduğu yere çekilmiştir. 93 Muhacir göçünden sonra on beş hane Pomak yerleşmiştir. Köyün Yuvalar ismini alışı şöyle anlatılmaktadır. Çan kazasının Biga'ya bağlı olduğu zamanlarda köye gelen Biga kaymakamı, ziyareti sırasında köy meydanındaki çınar ağaçlarındaki serçe kuşlarının yuvalarına bakarak "burası yuvalar mıntıkası" demiş. Bundan sonra köye Yuvalar denmiştir.

 

1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı Sonucu Göçlerle kurulan Köyler

Ahlatlıburun

 Köy ismini kurulduğu arazinin adından almıştır. Eski ismi Buzağılık’tır. 93 Harbinden sonra Bulgaristan’ın Filibe yöresinden göç eden muhacirler tarafından kurulmuştur. 1915 tarihli haritada (Bkz. Harita I) görünmeyen köy 1928 Köylerimizde Bayramiç kazasına bağlı olarak görülmektedir.

Asmalı

 93 harbi sonrası Bulgaristan’dan gelen Pomaklar tarafından kurulan köy 1928 Köylerimizde Çan’a bağlı olarak görülmektedir. Köy halkı çevrede çok fazla asma olmasından dolayı bu adı aldığını söylemektedir.

Bostandere

 93 Harbinden sonra Bulgaristan’dan gelen muhacirler tarafından kurulan bu köyün, adını kurulmuş olduğu derenin kenarında yetiştirilen bostandan aldığı söylenmektedir.

1928 köylerimiz adlı eserde Çan kazasına bağlı olarak görünmektedir.

Bozguç

Köy, 1877-78 Osmanlı-Rus harbinden sonra Bulgaristan’ın Hazargrat kasabasından gelenler tarafından kurulmuştur. Köyü ilk kuranlar Önce Mallıköy civarında bir yere yerleşmişler. Başka bir topluluk onları kovmasından sonra oradan kalkıp şimdiki yerlerine gelmişlerdir. Köylüler köyün ilk adının bozgöç olduğunu zamanla değişerek Bozguç halini aldığını söylemiştir.

 Köy 1928 Köylerimizde Çan kazasına bağlı olarak kayıtlıdır.

Danapınar

Köy halkının verdiği bilgilere göre Biga’nın Kahvetepe Çerkezleri köyün merasında sığır güderken dananın biri pınara düşmüş. O günden sonra yöreye “Danalı Pınar” denmekteymiş. Daha sonra köy burada kurulunca Danapınar ismini almış. 93Muhaceretinden sonra Bulgaristan’dan göç eden Hacı Hatip, Hacı Molla, Sakallı, Hacı Veli, Doğanlar, Deli Hatipler, Hacı Salih, aileleri tarafından kurulmuştur.

Derenti

Köyün eski ismi Yazıbaşı’dır. Köylülere göre bu ismi yakınındaki eski bir mezarlıktan almıştır. Köyün kurucuları 93 muhaceretinde Bulgaristan’ın Varna ili Pravda ilçesi Murnu çiftliği Köyünden gelmişlerdir. Köyün isminin Darende ile bağı olduğu söylenirler.

Doğaca

Köy halkından aldığımız bilgilere göre eskiden bu yöredeki köyler bahar geldiğinde burada toplanıp dua ederler pilav yiyerek baharı kutlarlarmış. Zaman zaman yağmur dualarını burada toplanıp yaparlarmış. Bundan dolayı bu bölgeye dua ocağı denilmekteymiş. Köy kurulduktan sonra da köyün ismi Doğaca olarak söylenmeye başlamış. Köy halkı, Bulgaristan’ın Ayazlar, Küçükköy, Razgrat bölgelerinden gelerek 1889’da buraya yerleşmiştir. Aslında 93 muhacirleri olan halkı Bulgaristan’dan ayrıldıktan sonra çeşitli yerleri gezmişler fakat yurt edinememişlerdir. En son olarak Duaocağı’na gelip yerleşmişlerdir. Gazi Mehmet Kurtuluş, İshale Çavuş, Mahir Hasan, Şaban Ağa köyün kurucularındandır.

EMEŞE

93 harbinden sonra Bulgaristan’ın Şumnu kazasından gelen Haşim, Mustafa, Nazif ve Rasim isminde şahıslar tarafından kurulduğu ve köyün çevresinde çok meşe ağacının olmasından bu ismi aldığı söylenmektedir.

ETİLİ

93 harbinden sonra Bulgaristan’ın Kızıllar, Işıklar, Karadallar, isimli üç köyden gelen 20-30 hane kadar muhacir tarafından kurulmuş olan köy 1925’te nahiye olmuştur. Kurucuları buraya geldiğinde köyün karşısında küçük bir göl olduğu için ilk isminin “Gölcük” koymuşlardır. bu göl daha sonra kurutulmuştur. Köylün Yaylık mevkiinde çıkan tarihi eserlerin Etiler’e ait olduğu söylendiğinden köyün ismi Etili olarak değiştirilmiştir. Başka bir söylentiye göre de 1944 senesinde Ziya Etili önemli bir kişi köyün ismini Etili olarak değiştirmiştir. Etili, 1945 yılında Bayramiç’ten ayrılıp Çan’a bağlanmıştır.

HACILAR

Çok eski zamanlarda hacca gidenler, şimdiki köyün yakınındaki çınarlıkta konaklamış. Bu nedenle yöre “Hacılar yeri” diye anılırmış. 93 muhaceretinde Bulgaristan’ın Tırnova, Khaskova, Osmanpazarı ve Razgrat bölgelerinden gelip yöreye yerleşen köye “Hacılar” ismini vermişler. Köy halkı, “Kıraç” denilen ilk kurulduğu yerden üç yıl sonra su bulmak için şimdiki yerine yerleşmişlerdir.

Hacılar adlı Türkmen taifesinden bir oymak Rakka, Kütahya, Sivas, Aydın, Saruhan, Karaman sancaklarında yaşamaktadır.

KAZABAT

1877 tarihinden sonra Kafkasya’dan on üç kişi tarafından kurulmuştur. Köyün kurucuları ve kuruluş tarihi kesin olarak bilinmediği gibi köyün adının nereden geldiği ve bilinmemektedir.

KOCAYAYLA

93 muhaceretinden sonra Bulgaristan’dan gelen Kuladede lâkaplı Ali Osman Ağa ile karısı Kula Anne lâkaplı Hanife ve oğulları Hacı Abbas Hüseyin Ağa Hüsrev ve Pehlivan tarafından kurulmuştur. Bunlar önce, şimdiki Bülbülova (Sarıkaya)’da altı gece kalıp beğenmeyerek bugünkü yere gelip yerleşmişlerdi. Köy adını, üzerinde kurulduğu büyük yayladan almıştır. 1928 Köylerimizde köy Çan kazasına bağlıdır.

KÜÇÜKPAŞA

Paşaköy’e 93 muhaceretinde muhacirler gelip yerleştikten sonra köy ikiye ayrılmış. Muhacirlerin bulunduğu ve nüfusu daha az olan köye küçük paşa denmiş olduğu tahmin edilmektedir. Halk ise diğer köyde yaşayan paşadan rütbece daha küçük bir paşanın yaşadığını bu nedenle “Küçükpaşa” dendiğini söylemektedir. 1928 Köylerimizde “Küçükpaşa” olarak kayıtlıdır.

maltepe

Köyün şimdi kurulduğu yerin merkezinde bulunan tepede çok eskiden beri çevre köylerin hayvanları toplanırmış. Bu nedenle buraya “Maltepe” denmekteymiş. 93 Muhacereti ile gelen muhacirler yöreye yerleştikten sonra kurdukları “Maltepe” ismini vermişlerdir. 1915 Tarihli haritada (Bkz. Harita I) ve 1928 Köylerimizde Çan Kazası’na bağlı olarak görülmektedir.

OKÇULAR

Köylüler geldikleri yerin ismini yeni kurdukları köye koydukları söylenmektedir. 1881 de Bulgaristan’ın Filibe kazasından gelen Mehmet Pehlivan, Yakup Ağa, Ali Ağa ve Hacı Şerif tarafından kurulmuştu Reyhanlı aşiretinden Ekrat Yörükan tarifesine mensup Okçular Cemaati Karesi sancağı, Bigadiç Kazası civarında bulunmaktadır.

Söğütalan

Köy, 1890’larda Bulgaristan’dan gelen on hane tarafından kurulmuş olup, büyük söğüt ağaçlarının bulunduğu bir alanda kurulduğu için bu ismi almıştır.

Terzialan

Köy halkından edindiğimiz bilgiye göre köyün eski ismi Çakmakçayır’dır. Terzialan ismini Cumhuriyet’in ilanından sonraki yıllarda almıştır. Köy halkı, 1881-84 tarihleri arasında Bulgaristan’ın Razgrat kasabasının Kızıllar Köyünden kırk hanelik bir kafile halinde göç ederek gelmişlerdir. Önce Çakmakçayır mevkiine kondukları için köyün ilk ismi bu olmuştur. Daha sonra o yerin sahibi olan “Çamakçı” denen kişiyle anlaşamayıp oradan kakmışlar şimdiki yere yerleşmişler. O zamanlar bu bölge, çevredeki köylerin avlandığı gürlük bir ormanlık bir yermiş. Köylüler birbirlerini evlerinin bacalarının çıkan dumanla bulurmuş. Çok eskiden geçici terziler, bugünkü köyün bulunduğu yerin güneyindeki alana konup, Pazar ve panayırlarda satmak için elbise dikerlermiş. Böylece bu olaydan etkilenerek Çakmakçayır ismi, Terzialan olarak değiştirilmiştir.

 1928 Köylerimizde Terzialan adıyla Çan kazasına bağlı olarak görülmektedir.

Uzunalan

Köy halkının verdiği bilgiye göre köy kurulduğu zamanlarda mevki ve çevresi ormanlıkmış. Sık ağaçların içinde uzun bir alanlık yer varmış. Bundan dolayı burada kurulan köye ‘’Uzunalan’’ ismi verilmiştir. 93 Harbi sonunda Bulgaristan’ın Şumlu Kazasına bağlı Hazergrat ilçesinden gelen muhacirler 1880’li yıllarda Uzunalan Köyünü kurarak yerleşmişlerdir.

1928 Köylerimizde Çan kazasına bağlı olarak görülmektedir.

Yaykın

Daha önce çevreden gelen Yörükler, şimdi köyün olduğu yerde yaylamaktaymışlar. 1901 yılında Ülbe’den gelen kaç kişi Molla Ahmet, Sadık, Salih ve Tahir Ağa isimli Pomaklar tarafından bu yaylada kurdukları köye Yaykın ismi verilmiştir.

Sinop kazası (Kastamonu sancağı)nda Yörükan taifesinden Yaykın adlı bir cemaat mevcuttur.

 

CUMHURIYETIN ILANINDAN SONRA KURULAN KÖYLER

CICIKLER 1965
Köylülerin verdigi bilgiye göre Ayvacik tarafindan gelen Yörüklerden bazi kisiler köyü kurduklari yere gelerek hayvanlarini otlatirlarmis. Bu arada yöreye gelen Cicik ve Bilal ismindeki sahislar çevreyi hayvanciliga uygun olarak yerlesmisler. Cicik olan simdiki köyün oldugu yere gelerek yerlesmis ve bundan sonra bu yerlesim yeri ‘’ Cicikler’’ diye anilmis. Cicikler Köyü, geçen yüzyilda Ayvacik’tan sonra Bayramiç’in Muratlar ve ayrica Çan’in Kizilelma Köyünden gelen Yörükler sayesinde büyümüstür.

ÇAM 1995
12 Hane göçebe Yörük tarafindan kurulmustur. Çevresinin çok çamlik olmasindan dolayi bu ismi almistir.

KARAKADILAR 1970
Köy ismini, 1850’li yillardan önce Konya taraflarindan geldigi söylenen “Karakadi” namindaki bir kisiden aldigi rivayet edilir. Tapu kütüklerine ve köydeki, lakaplara göre Karakadilar, Haci Ibrahimler, Karabacaklar, Karhanlar sülaleleri tarafindan kuruldugu sanilmaktadir. Sülalenin biri Karakoca’dan gelmis. Bir de 1930’lu yillarda iki göçmen yerlestirilmistir. 1928 Köylerimizde Bayramiç’e bagli görülmektedir.


OZANCIK
Köyün eski ismi Olukyurt’tur. 1953’e kadar Kizilelma’nin bir mahallesi durumunda idi. Yazin simdiki köy mevkiine gelen, kisin Ezine çevresine göç eden Yörükler tarafindan kurulmustur.

ZEYBEKÇAYIR 1965
Köyün eski ismi Zeybekoba’dir. Önceden Kizilelma’nin bir mezrasi durumunda idi. Eskiyayla mezrasinda yaylayan Çayiroba denen bir yerlesim yeri daha varmis. Zamanla Çayiroba’da yasayanlar, Zeybekoba’ya yerlesmisler. Iki mezra bir yerde toplandigindan kurulan köy yerlesim yerlerinin adlarindan dolayi Zeybekçayir olmustur. Mezra 1954 yilinda muhtarlik olmustur. Köyü ilk kuranlar Ayvacigin Kusacik Köyünden gelen Yörüklerdir. 

SONUÇ
Çan ve yöresi Osmanli Devletinin hakimiyetine girdikten sonra iskan siyaseti dogrultusunda Karesi vilayetindeki Yörükler bölgeye iskan edilmistir. Bölgeye yerlesen Yörükler kendi öz kültürlerinden vazgeçmeyerek bagli bulunduklari oymak, cemaat ve asiretlerinin isimleri altinda yeni köyler kurmuslardir. Yörede kurulmus olan bazi köyler de isimlerini köylerin kuruculari olan kisilerden almislardir.

Ilçede 93 harbi sonrasinda muhacirler tarafindan kurulan köy sayisi da göz ardi edilmeyecek kadar çoktur. Bu köylerin isimlendirilmesinde ise genellikle köyün kuruldugu yerin cografi unsurlari belirleyici olmustur.

Ilçedeki köyler genellikle ilk kurulduklari isimle anilmaktadir. Ismi sonradan degisen sadece birkaç köy mevcuttur. Ilçe genelinde 100 km 2’de ortalama 8 köy bulunmasina karsin yerlesmenin yogun oldugu iç kesimlerde bu sayi 10’u asmaktadir.

Ilçe ekonomik ve sosyal bakimdan il merkezinden farksizdir. Özellikle son yillarda açilan fabrikalar sayesinde ekonomik yönden ve is potansiyeli açisindan oldukça gelismis ve köylerden göç almaya baslamistir.

Deneme